Reklam ve Sponsorluk :  info@akusturkfm.com
AkusTurk Fm | Dijital Akustik Radyo

Jeomanyetik Fırtına 18 Mart 2018

Jeomanyetik Fırtına 18 Mart 2018

Manyetik fırtınalar 18 Mart’ta Dünya’yı kaplayacak

TASS Rusya haber alma ajansının ve ria‘nın haberine göre 14,16,17 ve 18 Mart tarihlerinde şiddetli bir jeomanyetik durum bekleniyor.

Bu periyottan önce Şubat ayının sonundan Mart ortasına kadar olan manyetosferi sakin olacak. 18 Mart’ta beklenen manyetik fırtına, yılın başından beri üçüncü olacak. Bundan önce, 19 Şubat’ta zayıf bir manyetik fırtına kaydedildi. Bir önceki olay 15 Ocak’ta tescillendi.

 

MANYETİK ALAN DEĞİŞİMİ BAŞLADI MI?
Dünya’nın da manyetik alanı, son 160 yıldır büyük bir hızla zayıflamakta. Bu zayıflama, özellikle güney yarımkürede, Şili ile Zimbabve arası bölgede gerçekleşiyor. Bundan dolayı yeni jeomanyetik tersinme sürecinin başladığını düşünen çok sayıda bilim insanı var.
Ancak Dünya’nın içyapısı hakkında bilgimiz sınırlı olduğu ve burada gerçekleşen süreçler çok karmaşık olduğu için manyetik alanın azalmaya devam edeceğini ve tersinmenin yakın zamanda gerçekleşeceğini kesin bir şekilde iddia etmek mümkün değil.

Peki jeomanyetik tersinme, iddia edildiği gibi felaketlere yol açacak mı? Dünya’nın manyetik alanı, Dünya’nın dış çekirdeği olarak bilinen, Dünya’nın merkezindeki iç çekirdeği saran 2260 km kalınlıktaki sıvı demirin dönmesiyle oluşan akımların sonucunda oluşur.
Bazı yazarlar, jeomanyetik tersinmenin iç çekirdekte değişime yol açıp kıtaları iteceğini iddia ediyor. Bu iddia tamamen kurgudur ve hiçbir bilimsel temeli yoktur. Dünya’nın geçmişi ile ilgili jeolojik veriler, tersinmeler sırasında kıtalarda kayma olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Dahası dış çekirdekte olacak bir değişikliğin tektonik plakalara yayılması 10 milyonlarca yıl alacaktır. Dolayısıyla tersinmenin büyük depremlere yol açacağı iddiası yanlıştır.

DEĞİŞİMİNİN MUHTEMEL SONUÇLARI
Jeomanyetik tersinmenin bir felaket getirmesi beklenmese de bazı ilginç değişimler olabilir. Dünya’nın manyetik alanı, Güneş’ten gelen ışıma ve taçküre atılımlarına karşı bir çeşit kalkan görevi görerek Dünya’yı korumaktadır.
Bazıları tersinme sırasında manyetik alanın sıfırlanacağını ve felaketlere yol açacağını iddia ediyor. Bu da doğru değildir, çünkü Dünya’nın manyetik alanı zayıflasa da tamamen sıfırlanmayacak.
Manyetik alandaki zayıflama, yüzeye ulaşan ışımanın artmasına, belki kısmen ozon tabakasının zarar görmesine yol açabilir. Bu da cilt kanseri vakalarında artışa yol açabilir. Ya da Dünya’daki uyduların ve bazı cihazların zarar görmesine neden olabilir. Ancak tüm bunlara rağmen söz konusu zayıflamanın Dünya’da yıkıcı etkiler bırakması beklenmiyor.
Hatta bu zayıflamanın bazı olumlu etkilerinin olması öngörülüyor. Örneğin romantik kuzey ışıkları daha düşük enlemlerde gözlemlenebilecek.
Jeomanyetik tersinmenin insan ırkına yıkıcı hiçbir zarar vermeyeceği noktasında görüş birliği olsa da özellikle Dünya’nın manyetik alanı ile yön bulan güvercin, arı, somon, kaplumbağa, balina gibi hayvanların bu değişimle nasıl başa çıkacağı noktasında ciddi tartışmalar var. Ancak, bu türlerin genel olarak soyunun tükeneceği düşünülmüyor.
Sonuç olarak, bir gün kaçınılmaz bir şekilde Dünya’da yaşam bitecek olsa da bu çok büyük ihtimalle manyetik kutupların yer değiştirmesi sonucunda gerçekleşmeyecek. Bu konuda internette dolaşan kaygı dolu iddiaları ciddiye almak için hiçbir bilimsel gerekçe yok.